Ekibinizi Koruyoruz

Ekibinizi Koruyoruz

Kariyer hedefleri doğrultusunda ekibinize gereken anlayışı, becerileri ve alışkanlıkları kazandırarak motivasyonlarını ve işe bağlılıklarını arttırıyoruz.

Fitili ateşleyen kişiler olarak başlangıçta Liderlerin bizi “düşünmeye, çözüm üretmeye ve harekete geçmeye” sevk ederek istenen yönde bir değişimi kolaylaştırmasını bekleriz. Bu yaklaşımı organizasyonları temel alarak daha büyük ölçekte kurguladığınızda, “etki alanımızdakileri yepyeni bir amaç etrafında toplayabilmek, onlara ilham ve cesaret verebilmek, sınırlarını genişletebilmek, içlerindeki potansiyeli açığa çıkarabilmek, yeni alışkanlıklar kazanmalarını ve bunu bir kurum kültürü haline getirebilmelerini sağlamak” için de liderlere ihtiyaç duyarız. Oysa gerçek ve kalıcı başarı “yeni anlayışın” bir başkasının dayatması veya yönlendirmesi ile değil, kişinin kendi inisiyatifinde isteyerek hayata geçirilmesi ile olur.

Bu felsefenin özü şudur; İnsan istediği bir şeye ulaşmak için istemediği bir şeyi yapmaya zorlanmamalı. Yeteneklerini ortaya çıkaran, öz değerleriyle uyumlu ve var olma sebebine hizmet eden şeyler için çaba sarf etmeli. Zaten böyle bir vizyonu varsa kimsenin onu itmesine de gerek kalmaz çünkü o kendiliğinden bu amaca doğru çekilir. Bizi bu yolda tutacak ve yakıtımız olacak şey kendimize ve yaptığımız şeye olan inancımızdır. Çünkü nasıl bilmekle olmak arasındaki fark yapmaksa, istemekle sahip olmak arasındaki fark da inanmaktır. Neyse ki eksikliğinde dahi inanç duygusunu isteğe bağlı olarak, bilinçli ve kararlı bir çaba ile geliştirebiliyoruz. “Bizi bulunduğumuz yerde tutan kısıtlayıcı inanışları ve yargıları, asıl olmak istediğimiz yere taşıyacak yeni tanımlarla değiştirerek yepyeni bir gelecek inşa edebiliyoruz.”

Bizler yeter ki ne istediğimize karar verelim. Çünkü inandığımız ve işleyişe güvendiğimiz zaman beynimizdeki korku merkezi düşünen alan üzerindeki baskısını ortadan kaldırır ve serbest kalan hayal gücümüz istediğimiz şeyi gerçekleştirmek için gerekli olan yaratıcı gücü ve cesareti açığa çıkartır. Odağımızı koruduğumuz sürece düşüncelerimiz de kendisi ile benzer titreşimde olan diğer enerji formlarını kendisine çeker ve bu enerji hayalini kurduğumuz şekle akarak ona hayat vermeye çalışır. Böylelikle, bir amaca bağlanmış olan hayatımız daha anlamlı, daha zengin ve daha tatminkar olmaya başlar.

Bu bağlamda, evrenin fizik yasaları ile işlediğini, Newton’un etki/tepki yasasına göre de istediğimiz her ne ise öncelikle bunu vermeye razı olmamız gerektiğini unutmamalıyız. Kendimizi oraya ait hissetmedikçe ve istediğimiz şeyin bedelini ödemeye hazır olmadığımız hiçbir şeye sahip olamayacağımızı hatırlamalıyız.

Peki, bizler hayattan ne kadarını istemeye cesaret edebiliyoruz ve bunu almaya ne kadar hazırız?

Nöro Satış – Müşteri Mıknatısı Olmanın Formülü Eğitimi
Nöro Pazarlama Eğitimi – Neuromarketing Prcatices
Nöro Liderlik ve Nöro Koçluk Eğitimi
Müzakere Teknikleri ve İknanın Psikolojisi Eğitimi
Sinergoloji – İş Hayatında İletişim Sanatı Eğitimi
Topluluk Önünde Konuşma Sanatı – İz Bırakan Sunumlar Eğitimi
Business Networking – Profesyonel İş Ağı Geliştirme Eğitimi

Kazancı Belirleyen 5 Şey

Proaktif bir anlayışa sahip olmamız gerektiğine inanıyoruz. Ulaşabildiğimiz herkese harekete geçmek için koşulların değişmesini beklemek yerine, harekete geçerek istedikleri koşulları yaratmaları yönünde telkinde bulunuyoruz. Bu kazancımızla da doğrudan orantılı bir durum. Çünkü kazancımızı belirleyen 3 şey vardır;

1- Ne kadar büyük bir problem çözdüğümüz,

2- Problemini çözdüğümüz insan sayısı ve

3- Sunduğumuz çözümün benzersizliği…

İsteklerinizi Bizimle Paylaşın